Zamansız.

Zamansızca kapımı çalsan hani 
elinde demli iki çay bardagı ile 
gamzende bir hayatı var ettiğim gülümsemelerin eşliğinde
ve canıma can katan o yosun yeşili gözlerin ile 
dizlerime can katsan hani yasladıgın başın ile

senn 
her ne durumda olursan ol 
ben duru yüzünde tazelenmeye hazırım sevgili 
iki kelamlık ömürde biçsen sohbet aleminde 
ben dilinin namlusundan çıkan her harfi ömür yapmaya razıyım sevgili

Aguş’umun mihrinde hissetmek istediğim nefesin 
kulaklarımda çangılanası sesin 
Eylüle inat yeşersin umutlarım 
avuç içim de can bulsun ellerin 
sözün deminde muhabbete tabi gece masiva’sı sözlerin

Göç etmiş ruhum sessizliğinin ayrılığında iken gel 
Dizlerim yokluğunda aşındırdıgı yollarda kanarken gel
Sözlerim seni hece hece özlerken gel
Gecem güne aymazken gel

Öyle İşte . . .

Murat Özçelik

Çanakkale GEÇİLMEZ

Bir Yolcuya

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil Onan