YÜREĞİNİZİ ISITMAK İÇİN SADECE UZAKULKE ATEŞİ YETER…

Hoş Geldiniz UZAKÜLKE. Bir şeylerin yanlış gitmeye başladığı daha o ilk anda neler hissedilir, doğrusu pek bilinmez ama yine de sonsuz bir özlem, bir hasretle bizi çeken bir Uzak Ülke’yi düşünürüz hep, bir “en” son olarak.

Düşlerimiz vardır bir yerlerde, saklıdır herkesten, bazen kendimizden bile. Herkesin düşleri vardır bir yerlerde… yakalanmayı bekler, kendimizden habersiz, bir Uzak Ülke’yi düşleriz… Uzakta, doğusunda düşlerimizin. Asla, asla, asla varamadığımız bir yerlerde.

Burası, o düş ülke değil, olamaz da. Burası, bilgisayarların soğuk gerçekliğinde, akım yoğunlukları arasında bir “kurtarılmış bölge” olabilir olsa olsa…

Uzak Ülke’ye dair söylenebilecek ilk şeylerden biri çok uzak olmasıdır. Bunun için bir toprak parçasını baz almak çok yanlış olur.

Uzak Ülke’yi bulmak oldukça zamanımı aldı benim. Uzak Ülke’ye ulaşmaya çalışırken bile hep orayı hayal etmek bize daha hızlı yol aldırır. İçinizdeki umutları paylaşmaya dair isteğiniz var ise Uzak Ülke’yi bulmak için Kuzey Yıldızı doğrultusunda ilerleyin. Mutlaka bulacaksınız. Buna inanın.

Uzak Ülke’ye vardığınızda, buna alıştığınız zaman gözlerinizi kapatmanız bile yeterli olabilir, paylaşmanın zevkine varın. Uzak Ülke’nin her bir yerinde sizi dinlemek isteyen veya size bir şey anlatmak isteyen insanlar olacaktır. Çoğu zaman sadece insanlar olmayacaktır. Yoldan geçerken gördüğünüz bir ağaç bile size bir şeyler anlatmak ister.

Uzak Ülke’de gece bir farklıdır. Korkacağınız bir şey yoktur. Size umudu anlatmak isteyen, karanlık gökyüzünü süsleyen nice yıldızlar vardır. Sizin umutlarınızı da onlara taşır yıldız meltemi.

Her şey gözlerinizi açtığınızda biter. Ulaşabileceğinizden daha yakın bir ülkeden ayrılmış, gerçekliğin kaybolmuşluğundan geri dönmüşündür. Uzak Ülke’ye dönme umuduyla.

Bir başka mekan bir başka zaman..

YÜREĞİNİZİ ISITMAK İÇİN SADECE UZAKULKE ATEŞİ YETER…