Özledim SEN?

2 Comments


Özledim seni,
Özlemelerin en delisiyle,
Yoklu?unda__
Kundaklad?m sevdan?,
Gönlümün derinliklerinde,
Susam??l???m ça?layan,
Yüre?imde__
Yaln?zl???ma inat.

Hani sevdi?im,
Uzaktas?n ya ?imdi,
Uyurken bile tut ellerimi,
B?rakma__
Unutma sak?n
Dü?lerimle çak???r
Korkular?m
Geceler karanl?k
Duygular?m saf ç?r?lç?plak.

Benim yerime___
Rüzgârlar ok?as?n tenini,
Ya?murlar de?sin saçlar?na,
Deli özlem gözlerimde as?l?,
Yüre?im avuçlar?mda,
Senden tek dile?im,
Ben varken verme kendini,
Yaln?zl?klara___
al?nt?

Yoksun Art?k…

No Comments

Sen varken , yasadigimi biliyordum
Sen Varken , Gülmekten zevk al?yordum
Sen varken, huzurluydum
Ama ?imdi?
Sen yoksun art?k
Geceler ?zd?rap veriyor
Hayat bana dar geliyor
Gülerken bile a?l?yorum
Belkide ya?amak istemiyorum
Art?k ?ark?da dinlemiyorum
Çünkü onlarda seni anlat?yor
Art?k resimlerede bakm?yorum
Çünkü onlarda seni an?msat?yor
Biliyor musun?
Güne?ide sevmiyorum art?k
Oda seni hat?rlat?yor bana
Sen güne?imdin
Karanl?klar? ayd?nlatan ?????m
Ve simdi…
Yoksun art?k
Her?ey karanl?k
Her?ey bombo?
Bir söyleyebilseydim sana
Seviyorum, gitme diyebilseydim
Eminim bu acilari çekmeyecektim
Oysa simdi yoksun, yine kaybettim
biliyorum, dönmeyeceksin bir daha
Biliyorum hersey bo?una
Ve biliyorum
Seni UNUTAMAYACAGIM asla
Do?um Günün Kutlu Olsun Bebe?im…

Bir ?nsan? Unutmak

No Comments

unuttun

Hiç bir insan? unutmak, bir insandan vazgeçmek, Bir insan? hayat?ndan sonsuza kadar ç?kartmak zorunda kald?n m?..? Hani ölmü? gibi, hani uzatsan da elini tutamayaca??n? bilmek gibi… Her an kap?ndan içeri gülümseyerek girece?ini bekleyip ama asl?nda,hiç gelmeyece?ini bilmen gibi… Ne zor ?ey de?il mi ölmedi?ini bilmek, Ama ölmü? gibi ula??lmaz olmas? art?k o insan?n sana… Ne kadar katlan?lmaz bir gerçek de?il mi, sen hala bu kadar sevgili iken…? Özlemek, bu kadar özlemek, etini kemi?ini yakarcas?na özlemek.. Çok kötü de?il mi? Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak onu i?itememek… Art?k sonunun ‘di’ li hali de?il mi? Biliyorsun de?il mi? Ne kadar umutsuz bir aray??t?r o, Kalabal?k caddelerde geçen binlerce yüze bakmak… Belki bir kez daha görebilmek için o yüzü.. Belki biraz önce geçti bu kald?r?mdan diye dü?ünmek. Belki ?u an arkamda yürüyen insanlar?n içinde bir yerde demek. Belki ?u an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar ya?amak ne zordur De?il mi? Ne kadar eritir insan? fark etmeden. Sen de biliyorsun de?il mi bunlar?? Bir sinema koltu?unda sende iki ki?i gibi oturdun mu hiç? Güzel bir cafe,ke?fetti?inde, Güzel bir film seyretti?inde, Güzel bir ?ark? dinledi?inde, güzellikleri oran?nda eksik kald?klar?n? hissettin mi? Payla?amad???n için onunla. Hiç iki ki?ilik beyninle yar?m insan olabildin mi? Bakt???nda aynada yüzünün yar?s?n? gördü?ün oldu mu hiç? Sana hayat?ndaki en büyük yoksunlu?u ya?atandan Nefret edemedi?in..Oldu mu hiç? Gözünün içine baka baka,kolunu baca??n? kesen bir insan?n yüzüne, Sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildi?in zamanlar oldu mu hiç? Hayatta inand???n bütün de?erleri alt üst eden birisine a?k ?iirleri..Yazabildin mi? Onu içinde koruman?n..seni yok etmek oldu?u zamanlara,

‘FEDA OLDUN MU H?Ç …’

al?nt?

SeVgili

No Comments

Hayat bize mutlu olma ?ans? vermedi sevgili, biz kendimizden ba?ka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz ac?s?n? ac?m?z yapt?k çünkü. Dünyan?n öbür ucunda hiç tan?mad???m?z bir insan?n göz ya?? bile içimizi parçalad?. Kedilere a?lad?k, ku?lar?n yas?n? tuttuk… Yüre?imizin zay?fl??? kimi zaman hayat kar??s?nda bizi zay?f yapt?. Asl?nda ne güzel ?eydir insan?n insana yanmas? sevgili… Ne güzeldir bilmedi?in birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayat?mda hep üzüldüm, hep yand?m. Ya?amak ne güzeldir be sevgili… Sevinerek, severek, sevilerek, dü?ünerek… Ve o vaz geçilmez sanc?lar?n? duyarak hayat?n…

Y?lmaz Güney

Ölmeyince Unutulmuyor Gözlerin

No Comments

Ölmeyince unutulmuyor gözlerin
Her aynada gülü?lerin
Her nefeste yeminlerin…
Kolay m? unutmak
Her ?eyim sen olunca….
Sensiz bu alemde tek ba??na ya?amak
Ölmeyince unutulmuyor gözlerin
Ölmeyince silinmiyor sevgin
Her sabah sensizli?e uyanmak
Her gece karanl???nda seni aramak
Kolay m? sensiz ya?amak
Her ?eyim sen olunca…
Sensiz bu hayatta nefes almak
Ölmeyince silinmiyor hasretin
Ölmeyince unutulmuyor yüre?in
Her sokakta sesini aramak
Her rüyada ismini anmak
Kolay m? sensiz nefes almak
Her ?eyim sen olunca…
Sensiz her rüyadan kabusla uyanmak
Ölmeyince unutulmuyor gözlerin…

Mihrimah Sultan…

No Comments

Osmanlı’nın büyük cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın  ve büyük aşk’ı Hürrem Sultan’ın bir kız çocuğu gelir Dünya’ ya .
 Efsane bir ask’ın meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden  belki efsane aşkların en temeline , en masalsı olanına ithafen ismi Mihrimah konulur ( Mihr-ü Mah Farsça da Güneş ve Ay demektir).
 Zaman hızla geçmiş Mihrimah Sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki, o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. iki talibi olur ,biri Diyarbakır valisi Rüstem Paşa dır,diğeri ise saray’ın baş mimarı Mimar Sinan… .
 Padişah biricik kızını Rüstem paşa ile evlendirir , Sinan evlidir ve 50 yaşındadır ama bilinen odur ki Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır…..
 Mimar Sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu Mihrimah Sultan’a kavuşamamıştır fakat o’na olan aşkını olanca güzelliğiyle, sanatına yansıtmıştır.
 istanbul’un en güzel yerlerinden birine ,Üsküdar’a Mihrimah Sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden.1540 yılında inşa etmeye başladığı cami’yi 1548 yılında tamamlar.Cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki “eteklerini giymiş bir kadın” siluetini verir, ayrıca cami için mimari olarak esinlendiği ,örnek aldığı yer ise bir başka aşka, kutsal bir aşka adanmış bir şaheserdir; Ayasofya………..
 Bahsi geçen bu cami 2 Minareli olup, padişah fermanı ile yaptırılan  bir eserdir, ama Sinan’ın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki bu eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa, padişah fermanı olmaksızın,
 Edirnekapı da surların yakınına pek kimsenin ilgilenmediği, ıssız, yalnız  ama İstanbul’ un en yüksek tepesi olan bir yere, sanki aşkının gizli, ıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak istermişçesine ikinci bir eser yapmaya koyulur….
 Mihrimah Sultan’a ithafen……. Derler ki; cami Mihrimah sultanın o duru, gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye sahiptir. Bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç
 güzelli?inin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder, bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı     ( o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere, dünya üzerinde sadece Mimar Sinan tarafından yapılabilirdi herhalde). Cami içindeki pantatiflerde ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de Mihrimah Sultan’ın o çok güzel ayak topuklarını döven, upuzun saçları  tasvir edilmiştir. Ve yine denir ki Mihrimah Sultan’ın statüsü iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen, yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli  yapılmıştır bu cami.
  Ama Sinan aşk’ını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki ,bu sırra şaşırmamak, o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Usta’nın aşk’ının vesikasıdır sanki, iki caminin de yeri özenle seçilmiştir. Güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir.
 
 Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ni aynı anda görebileceğiniz
 bir yer tespit edin. Günbatımında; (elbette, yılın sadece bir gününde ki o gün 21 Mart gece ile günün birbirine eşit olarak kavuştuğu gün’dür daha enteresanı, o gün Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür) göreceğiniz muhteşem manzara şudur:

Edirnekapı Camii’nin tek minaresinin arkasından güneş batarken,
 Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay do?maktadır! “Bu nasıl bir hesaplama, bu nasıl bir estetik anlayışıdır!”

 

  Faik Yener

Categories: Alıntı