Dua..
“…??ledi?im günahlar?n ?errinden sana s???n?r?m. Bana lutfetti?in, ni’metlerini i’tirâf ederim, günah?m? da i’tirâf ederim. Beni affet çünkü günahlar? ancak Sen affedersin”
(Buhârî,”De’avât”, 2, 15)

“…??ledi?im günahlar?n ?errinden sana s???n?r?m. Bana lutfetti?in, ni’metlerini i’tirâf ederim, günah?m? da i’tirâf ederim. Beni affet çünkü günahlar? ancak Sen affedersin”
(Buhârî,”De’avât”, 2, 15)

Herkesten birazc?k rol çald?m bugün.
biraz sen arad?m yüzlerde
bak???n?, duru?unu, sözlerini belki de
en çok da KOKUNU arad?m
bulamad?m ki..(Görsel ?çin Ba?l??a t?klay?n?z)



Zamans?zca kap?m? çalsan hani
elinde demli iki çay bardag? ile
gamzende bir hayat? var etti?im gülümsemelerin e?li?inde
ve can?ma can katan o yosun ye?ili gözlerin ile
dizlerime can katsan hani yaslad?g?n ba??n ile
senn
her ne durumda olursan ol
ben duru yüzünde tazelenmeye haz?r?m sevgili
iki kelaml?k ömürde biçsen sohbet aleminde
ben dilinin namlusundan ç?kan her harfi ömür yapmaya raz?y?m sevgili
Agu?’umun mihrinde hissetmek istedi?im nefesin
kulaklar?mda çang?lanas? sesin
Eylüle inat ye?ersin umutlar?m
avuç içim de can bulsun ellerin
sözün deminde muhabbete tabi gece masiva’s? sözlerin
Göç etmi? ruhum sessizli?inin ayr?l???nda iken gel
Dizlerim yoklu?unda a??nd?rd?g? yollarda kanarken gel
Sözlerim seni hece hece özlerken gel
Gecem güne aymazken gel
Öyle ??te . . .
Bir Yolcuya
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
istiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Necmettin Halil Onan

Üç ki?i giyotinle idama mahkûm olur.
Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçi…
*?dam sehpas?na ilk papaz ç?kar?l?r. Ba??n? giyotinin alt?na yerle?tirir ve sorarlar:
– Son sözün nedir?
Der ki:
– Ben Allah’a inan?yorum, O beni kurtaracakt?r. Allah… Allah… Allah…
Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk ?a??r?r ve hep bir a??zdan ba??r?r:
– Onu serbest b?rak?n; Allah sözünü söylemi? ve onu korumu?tur.
Böylece papaz idam edilmekten kurtulur… *S?ra hâkime gelir, ona da sorarlar:
– Demek istedi?in en son söz nedir?
Der ki:
– Ben papaz gibi Allah’a inanm?yorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet… Adalet… Adalet…
Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur…
Bunun üzerine insanlar tekrar ?a??r?r ve ba??r?rlar:
– Adalet sözünü söyledi, onu serbest b?rak?n.
Böylece hâkim de boynunun kesilmesinden kurtulur…
S?ra fizikçiye gelir. Ona da
– Son sözünü söyle derler
Der ki:
– Ben ne Allah’a inanan bir papaz?m, ne de adalete güvenen bir hâkim.. Bildi?im tek ?ey ?udur: Giyotinin ipinde bir dü?üm var ve o dü?üm giyotinin tam inmesine engel oluyor.
Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir dü?üm oldu?unu görürler. Dü?ümü aç?p tekrar b?rak?rlar, böylece fizikçinin ba?? bedeninden kopar..
Toplumdaki “dü?ümler” ve sorunlara i?aret edip gerçekleri söylemenin ac? sonuçlar? olabilir!..
Gerçe?e talip olanlar, bedel ödemeyi göze almal?d?r..
Al?nt?