Dua’nda Olmak

Sabrın çiçek açtığı,
Gül kokusu saldığı görülmüş mü hiç:
Göğü direksiz tutan Mevla
Beni sebepsiz mi sevdalı kılmış sana?
Ey benim ruhumun çiçek açtığı sonbahar,
Duanda mıyım?

Sabrın çiçek açtığı,
Gül kokusu saldığı görülmüş mü hiç:
Göğü direksiz tutan Mevla
Beni sebepsiz mi sevdalı kılmış sana?
Ey benim ruhumun çiçek açtığı sonbahar,
Duanda mıyım?
Hasretin içimde bir yangın
Kaçması imkansız bi’ tuzak gibi
Terk edişin içimde bir gülü?
Tıpkı yanımdaymışsın gibi
Kokunu duyuyorum, Her an özlüyorum seni
Gitme diyemediğim için üzgünüm
Ne olur anla beni
Ne olur anla beni
Şimdi çıksam karşına desem yeniden merhaba
Siler miyim yaşları gözlerinden bu defa
Şimdi çıksam karşına desem yeniden merhaba
Başlar mıyız en baştan bu defa
Son defa
Hasretin içimde bir yangın
Kaçması imkansız bi’ tuzak gibi
Terk edişin içimde bir gülüş
Tıpkı yanımdaymışsın gibi
Ne yaptıysam sabah olmadı
Bu sensizlik bana çok
Bak yine elim kolum tutmadı
Ama üzülme sevgilim
şimdi çıksam karşına desem yeniden merhaba
Siler miyim yaşlar? gözlerinden bu defa
Şimdi çıksam karşına desem yeniden merhaba
Başlar mıyız en baştan bu defa
Hasretin içimde bir yangın
Barış Akarsu
Alıntı

Kalbinizin en derin köşelerinde, bir zamanlar hayatnızın merkezi olan eski sevgiliniz mutlaka halen vardır.
Evet,Ne kadar zaman geçerse geçse de, ne kadar uzaklaşmaya çalışsanız da , o hala orada,
Kalbinizin gizli bir köşesinde yaşamaya devam ediyor. Onunla paylaştığınız anılar,
Yaşadığınız o tatlı anlar, gülüşler, gözyaşları, hepsi hala taptaze aklınızda.
Ne kadar inkar etseniz de, ne kadar unuttuğunu düşünseniz de, onun yerini hiçbir şey dolduramaz.
Eski sevgilinin hatırası, kalbinizde öyle bir yer edinmiş ki, yeni bir ilişkiye adım atmanızı bile engelliyor olabilir.
Onunla dolaştığınız yerlere gidince her kalabalık içinden çıkıp gelecekmiş kemiklerinizi kırarcasına sımsıkı sarılacakmış gibi Hissedersiniz çünkü Onunla geçirdiğiniz zamanlar, paylaştığınız güzellikler,
Yaşadığınız aşk hala taze ve canlı gibi ise,
Eski sevgiliniz kalbinizde taht kurmuş derinliklerde bu gizli köşede hala yaşıyor olabilir ,
Bir bakın isterseniz kim var derinliklerinizde…?

YASAKSIN BANA
Bunu kelimelere dökmek imkansız sevgili
Tıpkı sana kavuşma hayalim gibi
Ne benim lügatimde bunu anlatacak
Bir kelime var, Nede sende bunu
Anlayacak bir yürek…
Yasaksın bana Sevgili
Ellerin haram, gözlerin haram
Sen, sen zaten haram..
Oysa ne çok isterdim ellerini tutmayı,
Doyasıya gözlerine bakmayı ama,
Yasaksın işte sevgili yasaksın bana…
Tanışınca güzel gözlerinle
Uzun uzun bakıp içinde ölesim geldi.
Rüyalarımı süsleyen Kadın…
Gülüşünle içime bir sevda işlendi.
Aşkından yandım küle döndüm
Yürek yaram uğrunda deliye döndüm..
Anlat diyorsun ya bana haram olan Kadın!
Anlatamam ki yasaksın işte
Tek bir kelimen yeter bu canımı vermeye
Iste yeter hazırım kapında sürünmeye
Daha nasıl gelir bu Sevgi dile
Anlat diyorsun ya yürek yaram
Anlatamam ki Yasaksın iıte..
Daha kaç söz yazılır bu sevdanın adına,
Kaç damla göz yaşı yeter seni mümkün
kılmaya bana, Eyy benim yasak Sevdaam
Anlat diyorsun ya bana
Anlatamam ki Yasaksın işte bana..
Yasak olan bir şey nasıl anlatılır
Bilmiyorum sorma iste Kadın!
Diyorum ki ilk görüşte tutuldum
Biliyorum sende bana vuruldun
Tarifi zor Allahım bu nasıl aşılmaz yara
Anlat diyorsun ya YAREM!
Anlatamam ki yasaksın çünkü bana YASAAKK!
alıntı

Üç ki?i giyotinle idama mahkûm olur.
Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçi…
*?dam sehpas?na ilk papaz ç?kar?l?r. Ba??n? giyotinin alt?na yerle?tirir ve sorarlar:
– Son sözün nedir?
Der ki:
– Ben Allah’a inan?yorum, O beni kurtaracakt?r. Allah… Allah… Allah…
Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk ?a??r?r ve hep bir a??zdan ba??r?r:
– Onu serbest b?rak?n; Allah sözünü söylemi? ve onu korumu?tur.
Böylece papaz idam edilmekten kurtulur… *S?ra hâkime gelir, ona da sorarlar:
– Demek istedi?in en son söz nedir?
Der ki:
– Ben papaz gibi Allah’a inanm?yorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet… Adalet… Adalet…
Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur…
Bunun üzerine insanlar tekrar ?a??r?r ve ba??r?rlar:
– Adalet sözünü söyledi, onu serbest b?rak?n.
Böylece hâkim de boynunun kesilmesinden kurtulur…
S?ra fizikçiye gelir. Ona da
– Son sözünü söyle derler
Der ki:
– Ben ne Allah’a inanan bir papaz?m, ne de adalete güvenen bir hâkim.. Bildi?im tek ?ey ?udur: Giyotinin ipinde bir dü?üm var ve o dü?üm giyotinin tam inmesine engel oluyor.
Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir dü?üm oldu?unu görürler. Dü?ümü aç?p tekrar b?rak?rlar, böylece fizikçinin ba?? bedeninden kopar..
Toplumdaki “dü?ümler” ve sorunlara i?aret edip gerçekleri söylemenin ac? sonuçlar? olabilir!..
Gerçe?e talip olanlar, bedel ödemeyi göze almal?d?r..
Al?nt?
Do?mu?sun…
Ölmü?sün…
?kisi aras?nda sevmi? sevilmi?sin…
S?rta kambur , bo?aza dü?üm , ömre ecelsin!
Haketmedi?in onca ?eyi lutfeden Allah’a ?ükretmeyi unutma…
Öfkemsin!
EA..