Yasaksın Bana

YASAKSIN BANA

Bunu kelimelere dökmek imkansız sevgili
Tıpkı sana kavuşma hayalim gibi
Ne benim lugatımda bunu anlatacak
Bir kelime var, Nede sende bunu
Anlayacak bir yürek…


Yasaksın bana Sevgili

Ellerin haram, gözlerin haram
Sen, sen zaten haram..
Oysa ne çok isterdim ellerini tutmayı,
Doyasıya gözlerine bakmayı ama,
Yasaksın işte sevgili yasaksın bana…

Tanışınca güzel gözlerinle

Uzun uzun bakıp içinde ölesim geldi.
Rüyalarımı süsleyen Kadın…
Gülüşünle içime bir sevda işlendi.
Aşkından yandım küle döndüm
Yürek yaram uğrunda deliye döndüm..
Anlat diyorsun ya bana haram olan Kadın!
Anlatamam ki yasaksın işte

Tek bir kelimen yeter bu canımı vermeye

Iste yeter hazırım kapında sürünmeye
Daha nasıl gelir bu Sevgi dile
Anlat diyorsun ya yürek yaram
Anlatamam ki Yasaksın işte..

Daha kaç söz yazılır bu sevdanın adına,

Kaç damla göz yaşı yeter seni mümkün
kılmaya bana,Eyy benim yasak Sevdaam
Anlat diyorsun ya bana
Anlatamam ki Yasaksın işte bana..

Yasak olan bir şey nasıl anlatılır

Bilmiyorum sorma iste Kadın!
Diyorum ki ilk görüşte tutuldum
Biliyorum sende bana vuruldun
Tarifi zor Allahım bu nasıl aşılmaz yara
Anlat diyorsun ya YAREM!
Anlatamamki yasaksın çünkü bana YASAAKK!

alıntı

https://t.me/uzak_ulke

Gerçekler Bedel Ödetebilir

Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur.
Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçi…
*İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar:
– Son sözün nedir?
Der ki:
– Ben Allah’a inanıyorum, O beni kurtaracaktır. Allah… Allah… Allah…
Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır:
– Onu serbest bırakın; Allah sözünü söylemiş ve onu korumuştur.
Böylece papaz idam edilmekten kurtulur… *Sıra hâkime gelir, ona da sorarlar:
– Demek istediğin en son söz nedir?
Der ki:
– Ben papaz gibi Allah’a inanmıyorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet… Adalet… Adalet…
Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur…
Bunun üzerine insanlar tekrar şaşırır ve bağırırlar:
– Adalet sözünü söyledi, onu serbest bırakın.
Böylece hâkim de boynunun kesilmesinden kurtulur…
Sıra fizikçiye gelir. Ona da
– Son sözünü söyle derler
Der ki:
– Ben ne Allah’a inanan bir papazım, ne de adalete güvenen bir hâkim.. Bildiğim tek şey şudur: Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor.
Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir düğüm olduğunu görürler. Düğümü açıp tekrar bırakırlar, böylece fizikçinin başı bedeninden kopar..

Toplumdaki “düğümler” ve sorunlara işaret edip gerçekleri söylemenin acı sonuçları olabilir!..
Gerçeğe talip olanlar, bedel ödemeyi göze almalıdır..

Alıntı