Herkesin hayatında artık geri dönülemez bir noktaya geldiği olur. Nadiren de artık daha ileri gidemeyebiliriz. O noktaya geldiğimizde, bu iyi bir şey de olsa kötü bir şey de olsa, sessizce kabullenmekten başka çaremiz olmaz. İşte bu ?şekilde hayatta kalmayı başarırız.
Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz ”Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz”. Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere O gülün yüzü gülmüyor sensiz ………. ……….
Bir gün sabah vakti kap?y? çalsam, Uykudan uyand?rsam seni: Ki, daha sisler kalkmam??t?r Haliç’ten. Vapur düdükleri ötmededir. Etraf alacakaranl?k, Köprü aç?kt?r henüz. Bir gün sabah sabah kap?y? çalsam…
Yolculu?um uzun sürmü? oldukça. Gece demir köprülerden geçmi?tir tren. Da? ba??nda be? on haneli köyle, ………. ……….
O kadar özledim ki onu, o hallerini, o zaman ya?anan ?eyleri. Biliyorum imkans?z o zamanlar? geriye getirmek, bir daha beni sevmesini istemek. Ama üstüme kal?n bir ?eyler giymem için u?ra?mas?n? özledim, beni benden daha çok dü?ünmesini özledim, beni çocuk gibi sevmesini özledim, saatlerce gözlerime bakmas?n? özledim, ses tonunu özledim, onu ben çok özledim. Arasam biliyorum açmayacak ya da aç?p kalbimden geçen her ?eyi bozacak. Dönsem biliyorum özlediklerim ayn? olmayacak. Ba?lasak biliyorum birbirimizden daha çok nefret edece?iz. Bu kadar ?eyi biliyorum ama soluk borumu kesip, burnumun ucunda s?z?ya dönü?en hissi ne yapaca??m? bilmiyorum.