Patiklinin Kaleminden
Yüreğinize Dokunan Mısralar Ülkesi…

Ölmeyince Unutulmuyor Gözlerin

     Posted on Pts ,07/06/2010 by mavi_patikli

Unutulmuyor Gözlerin...

Ölmeyince unutulmuyor gözlerin
Her aynada gülüşlerin
Her nefeste yeminlerin…
Kolay mı unutmak
Her şeyim sen olunca….
Sensiz bu alemde tek başına yaşamak
Ölmeyince unutulmuyor gözlerin
Ölmeyince silinmiyor sevgin
Her sabah sensizliğe uyanmak
Her gece karanlığında seni aramak
Kolay mı sensiz yaşamak
Her şeyim sen olunca…
Sensiz bu hayatta nefes almak
Ölmeyince silinmiyor hasretin
Ölmeyince unutulmuyor yüreğin
Her sokakta sesini aramak
Her rüyada ismini anmak
Kolay mı sensiz nefes almak
Her şeyim sen olunca…
Sensiz her rüyadan kabusla uyanmak
Ölmeyince unutulmuyor gözlerin…

Arkadaşınla Paylaş (Share and Enjoy) :
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter

Mihrimah Sultan…

     Posted on Paz ,09/05/2010 by mavi_patikli

Osmanlı’nın büyük cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın  ve büyük aşk’ı Hürrem Sultan’ın bir kız çocuğu gelir Dünya’ ya .
 Efsane bir ask’ın meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden  belki efsane aşkların en temeline , en masalsı olanına ithafen ismi Mihrimah konulur ( Mihr-ü Mah Farsça da Güneş ve Ay demektir).
 Zaman hızla geçmiş Mihrimah Sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki, o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. İki talibi olur ,biri Diyarbakır valisi Rüstem Paşa dır,diğeri ise saray’ın baş mimarı Mimar Sinan… .
 Padişah biricik kızını Rüstem paşa ile evlendirir , Sinan evlidir ve 50 yaşındadır ama bilinen odur ki Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır…..
 Mimar Sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu Mihrimah Sultan’a kavuşamamıştır fakat o’na olan aşkını olanca güzelliğiyle, sanatına yansıtmıştır.
 İstanbul’un en güzel yerlerinden birine ,Üsküdar’a Mihrimah Sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden.1540 yılında inşa etmeye başladığı cami’yi 1548 yılında tamamlar.Cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki “eteklerini giymiş bir kadın” siluetini verir, ayrıca cami için mimari olarak esinlendiği ,örnek aldığı yer ise bir başka aşka, kutsal bir aşka adanmış bir şaheserdir; Ayasofya………..
 Bahsi geçen bu cami 2 Minareli olup, padişah fermanı ile yaptırılan
 bir eserdir, ama Sinan’ın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki bu eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa, padişah fermanı olmaksızın,
 Edirnekapı da surların yakınına pek kimsenin ilgilenmediği, ıssız, yalnız  ama İstanbul’ un en yüksek tepesi olan bir yere, sanki aşkının gizli, ıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak istermişçesine ikinci bir eser yapmaya koyulur….
 Mihrimah Sultan’a ithafen……. Derler ki; cami Mihrimah sultanın o duru, gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye sahiptir. Bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç
 güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder, bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı ( o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere, dünya üzerinde sadece Mimar Sinan tarafından yapılabilirdi herhalde).
 Cami içindeki pantatiflerde ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de
 Mihrimah Sultan’ın o çok güzel ayak topuklarını döven, upuzun saçları
 tasvir edilmiştir. Ve yine denir ki Mihrimah Sultan’ın statüsü iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen, yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli
 yapılmıştır bu cami.
  Ama Sinan aşk’ını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki ,bu sırra şaşırmamak, o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Usta’nın aşk’ının vesikasıdır sanki, iki caminin de yeri özenle seçilmiştir. Güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir.
 
 Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ni aynı anda görebileceğiniz
 bir yer tespit edin. Günbatımında; (elbette, yılın sadece bir gününde ki o gün 21 Mart gece ile günün birbirine eşit olarak kavuştuğu gün’dür daha enteresanı, o gün Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür) göreceğiniz muhteşem manzara şudur: Edirnekapı Camii’nin tek minaresinin arkasından güneş batarken,
 Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay doğmaktadır! “Bu nasıl bir hesaplama, bu nasıl bir estetik anlayışıdır!”

  Faik Yener

Arkadaşınla Paylaş (Share and Enjoy) :
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter

Doğum Günü…

     Posted on Çar ,28/04/2010 by mavi_patikli

 

DÜN BENİM DOĞUM GÜNÜMDÜ…

yazılamayan Kelimeler başka bir gün yazılır elbet…

Arkadaşınla Paylaş (Share and Enjoy) :
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter

Yalnızlık

     Posted on Pts ,12/04/2010 by mavi_patikli

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

ne tuhaf, vaktim olmazdı

yalnızlığı bunca bilirken

kendimi hiç yalnız sanmazdım

çevremde hep birileri vardı,

ben hep birilerinin yanındaydım

günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı

aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla

kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat

bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı

bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza

bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları

sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık

elde olmayan nedenle

sudaki halkalar gibi genişleyen

küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara

vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar

birbirimizi çok sevdik hep

yıllarla azala azala

şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,

yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime

eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,

şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara

telefonun başına geçiyorum

alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası

gün ölüyor meşgul numaralarla

şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,

şimdi ne kadar yalnız…

yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

her zaman yalnızdım, bunu biliyorum

büyücü ellerimin kara sanatı yazı

en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu

bağışlamasız sanarken kendimi

en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını

tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini

denenmemiş başlangıçları göze aldım,

hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı

mutfağı beklemek hep bana kaldı

bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp

her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata

hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim

odalarınıza, ruhlarınıza

buraya

eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim.

Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana,

yalnızca, Merhaba, deseniz,

o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz,

bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size

sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun

sanki beni yeniden sevdiniz

ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda,

yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de

isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna

ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki

bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım

o yıkanmış zamanlara…

yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler

her zaman yalnızdım

kitaplar kadar yalnız

yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım

herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına

her zaman yalnızdım

yanardağlar kadar yalnız

ey kafiye sevenler,

şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!

nankörlük etmeyeyim gene de,

yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız

evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı

gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni

yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde

yalnızlık için çalar telefonlar kapılar

İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok

iş var

murathan mungan

Arkadaşınla Paylaş (Share and Enjoy) :
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter

Sen Bana Geç Kalmıştın,Ben Sana Erken…

     Posted on Per ,01/04/2010 by mavi_patikli

yaslan o yalnızlıga...

Sen Bana Geç Kalmıştın

Çok iyi hatırlıyorum seni bulduğum zamanı
Bayramlıklarına bakan masum bir kız çocuğu gibi

baktım sana

Yeni bir oyuncağını seven küçük bey gibi sevdim…
Öyle değişilmez eşi benzeri bulunmaz tektin ki

benim için

Bazen seni kendimle bile paylaşamıyordum…
Bazen sensizlik ağır geliyordu yalnızlığıma
Sensizliğimde senin sevgini taşıyamıyor saatlerce ağlıyordum…

Hıçkırıklarımın dört duvar arasındaki yankısını dinliyordum sonra
İşte bak dönüp dönüp bana geliyordun
Ben yine herşeyi boşverip seni seviyordum…
Hayatımın en büyük fırsatıydın canımdın benim
İçimi ısıtan güneşim geceleri üzerime konup beni sarıp sarmalayan yıldızımdın..

Sen benim vazgeçilmezim hiç bulunmazımdın..
Şimdiyse gerçekten bulunmazım oldun…
Sen bana geç kalmıştın ama anlayamamıştım…
Üzerine büyük gelen elbisesini yinede ’Banane benim!’ diye sahiplenen çocuklar gibi sahiplenmiştim seni
Sen benimdin benden başkasına gidemezdin
Tam vaktindeydin!
Ama meğer geç kalmışsın da ben anlayamamışım…
Senin beni değilde sana olan sevgimi sevdiğini görememişim…

Oysa ben her köşebaşında tekrar severdim seni…
Sırf sen beni ilk köşebaşında öptün hissettin diye
Canım hiç eve girmek istemezdi yalınayak gezsemde aşkım ısıtır sanardım
Sen bana geç aşkıma ise küçük gelmişsin ben anlayamadım
Anladığımda ise ben herşeye kendimce geç kalmıştım
Ne senden cayabilirdim nede hayatımdan…
Ne seni bırakabilirdim nede kalbimi sende…
Ama en sonunda bi karara varmalıydım
Alışmaya çalışmak dişye bir şey yoktu
Alışmak zorundaydım…

Bu aşk sana fazlaydı bana ise çok geç kalmıştın…
Ben her gece seni beklerken
Sen;başka sevdaların üçüncü tekil şahsıydın…
Beni sonradan buldun ama sen bendede yalandın…
Ben seni çok seviyordum-DA sen hiç benim olmamıştın!

Arkadaşınla Paylaş (Share and Enjoy) :
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter