Yasaksın Bana

YASAKSIN BANA

Bunu kelimelere dökmek imkansız sevgili
Tıpkı sana kavuşma hayalim gibi
Ne benim lugatımda bunu anlatacak
Bir kelime var, Nede sende bunu
Anlayacak bir yürek…


Yasaksın bana Sevgili

Ellerin haram, gözlerin haram
Sen, sen zaten haram..
Oysa ne çok isterdim ellerini tutmayı,
Doyasıya gözlerine bakmayı ama,
Yasaksın işte sevgili yasaksın bana…

Tanışınca güzel gözlerinle

Uzun uzun bakıp içinde ölesim geldi.
Rüyalarımı süsleyen Kadın…
Gülüşünle içime bir sevda işlendi.
Aşkından yandım küle döndüm
Yürek yaram uğrunda deliye döndüm..
Anlat diyorsun ya bana haram olan Kadın!
Anlatamam ki yasaksın işte

Tek bir kelimen yeter bu canımı vermeye

Iste yeter hazırım kapında sürünmeye
Daha nasıl gelir bu Sevgi dile
Anlat diyorsun ya yürek yaram
Anlatamam ki Yasaksın işte..

Daha kaç söz yazılır bu sevdanın adına,

Kaç damla göz yaşı yeter seni mümkün
kılmaya bana,Eyy benim yasak Sevdaam
Anlat diyorsun ya bana
Anlatamam ki Yasaksın işte bana..

Yasak olan bir şey nasıl anlatılır

Bilmiyorum sorma iste Kadın!
Diyorum ki ilk görüşte tutuldum
Biliyorum sende bana vuruldun
Tarifi zor Allahım bu nasıl aşılmaz yara
Anlat diyorsun ya YAREM!
Anlatamamki yasaksın çünkü bana YASAAKK!

alıntı

https://t.me/uzak_ulke

Sen Gel Diyorsun (öf öf)

Cem Adrian – Sen Gel Diyorsun (Öf Öf)
(Official Video) Söz: Ali Kızıltuğ Müzik: Aşık Emrah (Hamza Başyurt) Düzenleme: Cem Adrian –

Aramıza girmiş dağlar, denizler.
Gelemem diyorum öf öf, sen gel diyorsun.
Kar yağmış yollara, örtülmüş izler.
Bulamam diyorum öf öf, sen bul diyorsun.
Sanma bu sevgimiz, sence yaygara.
Ne dertler bıraktın öf öf, hep sıra sıra.
Sen yoksun ya böyle, ıssız Ankara.
Sensiz Ankara.
Duramam diyorum öf öf, sen dur diyorsun.
Kızıltuğ’um baharı mı, yazı mı?
Hangi kalem yazmış öf öf, benim yazımı.
Dert ortağım olan dertli sazımı,
Çalamam diyorum öf öf,
sen çal diyorsun.

Başın sağolsun deyimi…

 

Başın sağolsun deyimi

1) Ok nedeniyle oluşan yaralar, iyileşme döneminde büyük bir kabuk bağlar; bu kabuk, kafa şeklini andırdığı için yaraya ”baş” denirdi.
Yaralıya yönelik iyi dilek belirtmek isteyenler de ”Başın sağalsın” yani ”Başın sağlaşsın” derlerdi.
Söylem zaman içerisinde değişerek ”Başın sağolsun” şeklini aldı.
Halk içerisinde, derin bir ok yarası kadar can yakan ölümlerin ardından ”Başın sağolsun” söylemi yerleşti.

2) Örgütlü yaşayan bir millet olan Türklerde devleti, boyu vb. yönetenler, milletin geri kalanının yaşamı için öneme sahip olduğundan ”Başımız sağolsun” denerek geri kalanların sağlığı için iyi niyet göstergesinde bulunurdu. Söz, günümüzde de bu anlamda kullanılabildiği gibi kapsamını genişleterek çok kapsamlı bir anlam kazandı.

3) Ölen kişinin acısı nedeniyle aklen ve ruhen çöküntüde olabilecek yakınlarına ”Başın sağolsun” denir; bu ifadeyle ”Sen kendini topla, başına, aklına mukayet ol” gibi anlamlar kastedilirdi.

Yani ”Başın sağolsun” söylemi, karşıdakinin acısını yok sayan bir tutuma sahip olmamakla birlikte, ince bir düşünce ağıyla söylenegelmiş bir ifade olarak yaşamaktadır.

Alıntı