Seni Çok Özledim …

 

Seni Çok Özledim

Ayrıldık evet yıllar önce
Çok zor bir karardı
Beraberdik yıllar boyu
Mutlu bir hayattı
Bugün hala yalnızsam
Bunca zaman haklı olmalı
Olmadı

Seni çok özledim
Unuttum bütün kırgınlıkları
Olmuyor böyle hiç senden ayrı
Sadece çok özledim
Seni çok özledim
Seni çok özledim
Yalnızlık çok şeyi öğretiyor
Şu yüreğim senden vazgeçmiyor
Sen belli ki unuttun
Ama ben tökezledim
Sadece çok özledim
Seni çok özledim

Zaman hesapları nasıl aklında tutuyor
Yeri gelince öyle bir yüzüne vuruyor
O hataları nasıl da yaptın bile bile
Şimdi öde diyor

Cihan Güçlü – Seni Çok Özledim

Cümlelerim Emanet..

Cümlelerimi emanet edeceğim tek durağımdın oysa-ki../..

Arkana bakmadan gidişineydi tüm Sukütlarım../..

Kendime bile yabancı ülkeyken içim../.. …

 Akşamın dar vakitlerinde Suküta buluyordum harfleri../..

Artık tek kelam bile çıkmıyordu sana dair yüreğimden../..

 / Yasemin Sultan/

Burada Kar var…

Burada kar var,insanın içini üşüten ama görselliğinden ödün vermeyen soğuk,beyaz ve pamuksu bir dokuyla kaplı şimdi aramızdaki yolların en azından bir kısmı..
Üşüyorum ama içimi ısıtan şeyin sen olduğunu bildiğimden kar yağışını suçlamıyorum.Burada kar var sen yoksun ve orada ne var bilmiyorum.büyük kocaman ve zor hayallere bir tane daha eklemeli sanırım,birlikte kar topu oynamak,hadi beceremedik en azından yürümek için…
Yağsa da yağmasada yapamadığımız gibi…Burası beyaz ve el değmemiş tıpkı senin gibi,seni ilerde birgün olurda;hani evet dersen,dediğin o gün görmek istediğim gibi bembeyaz ve temiz.yüzündeki gülücükler gibi her kar tanesi etrafındaki kiri kapatıyor,yanında olduğu gibi her solukta daha temiz bir hava hissediyorum.
Kar senin içime yağdığın gibi yağıyor aniden,çok ve akıl almaz bir heyecanla…Tamamına dokunamıyorum istediğim her an göremiyorum…Dudakların gibi hangi tanesi yüzüme değse gülümsüyorum…
Burada kar var içim üşüyor,yaprakları dökülmüş cılız çıplak kalmış ve sırf görüntü olsun diye büyük bir beton zemin kenarına dikilmiş ağaçlar gibiyim

Üzerimde sen diyebileceğim kar taneleri ama içim üşüyor.İçimi sadece sen ısıtıyorsun ama burda kar var sen yoksun ve orada ne var ben bilmiyorum.
Ellerimin üşümesi anlamsız,vücut ısımın dengesi önemsiz,çıkıp yürümek faydasız yürüyebileceğim hiç bir yol beni sana getirmiyor…
Hasta olmuş çocuklar gibiyim dışarda karşı konulmaz bir kar yağışı ve ben evde pencere önünde bütün beyazların erimesini izlemek gibi bir cezayı çekiyorum.
Elbette mutluluk uzaktada olsan olduğunu bilmek ama ömrüm boyunca o kar tanelerine dokunamamanın üzüntüsünü taşıyacağım.Yarın dokunsamda bugün hep eksik kalacak,hayatı hep sensiz geçirdiğim günler için geriden takip edeceğim..
Sen kar tanesi,ben hasta çocuk,pencerem yollar ve bu ani kar yağışına kader diyeceğim…
Burada kar yağıyor ve ben en azından bir kaç tanesinin yanaklarında eridiğini görmek istiyorum,dudaklarından öylece akıp gitmelerini…Fırsat bulurda öpersem dudaklarındaki o serinliği yaşamak istiyorum.Korkuyorum ya üşürsen sana montumu veremeyeceğim bir anda,ya da ben montu uzattığımda hava açmış olursa.Çünkü hep geç kalıyorum,bugün de dahil en az bir ömür geç kalmışım sana.
Yeni yıl,yeni dilekler,bol süslü fırfırlı hediye paketlerim yok.Uzakta çok sevdiğim,dünyalar güzeli bir sevgilim var,umarım her sene en güzel hediyem,en iyi dileğim sen olacaksın…
Bu sene bir ömürlüğüne,bir tek dilek dileyeceğim,bir kez kabul olsa yeter,her yıl aynı hediyeyi daha önce hiç açmamış gibi açmaya razıyım,kar yağmasa bile…Yanımda olduğun sürece başka bir beyaza ihtiyacım yok…
Burada kar var soğuk,sen yoksun ve orada ne var bilmiyorum…
seni seviyorum…
Genel kategorisine gönderildi | 1 Yanıt

Senden başkasını asla sevmeyeceğim

 

Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde, Bu gece yine için için yanıyorum, Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum, Seni,gidişini,sevişini,her şeyini… Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim, Yaptıklarını hatırlayıp pişman oluyor… Seni düşünüyorum bu gece,karanlık gökyüzünde… Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum, Onları sana benzetiyorum, Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali… Dedim ya seni düşünüyorum bu gece, Beni sevdiğini,bana nasıl baktığını,nasıl güldüğünü, Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını, Ve bir gün ansızın bırakıp gidişini… Son vedanı hatırlıyorum,gözlerime bakmadan kaçışını, Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum, Bir daha çıkamasın diye… Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin, Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın gitsin? Gittin son bir veda ile gözü yaşlı, Elimde resimlerin,ardından dakikalarca baktım ağlamaklı, Sıkıldım,üzüldüm,perişan oldum ama ağlamadım… Ağlayamadım,engel oldu gururum,engel oldu aşkım, Uzaklara gittin,belki bir daha asla geri dönmemecesine, Özledim seni deliler gibi,özlüyorum hala… Sen bir yerde ben bir yerde,yinede sönmedi sevgim, Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretim… Hep seni hayal eder,hep seni düşünürdüm, Sesini duyunca yaşar,duyamayınca ölürdüm, Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna, Ne yazık ki ihmal edildin bir hata uğruna, Kırıldın,ağladın,affetmiyorsun, ama hep sevdin, Beni sevdin beni,kalbi kırık bir vefasızı, Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna, Yine kırıldın,yine ağladın,yine affettin… Bir daha unutuldun,sevdanla baş başa bırakıldın, Yine kırıldın,yine ağladın ama bu sefer affetmedin… Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün ve ardına bakmadan gittin… Beni benle baş başa bıraktın, yıkıldım,üzüldüm,kırıldım… Senden ayrılınca kaldım çaresiz,sevgisiz ve birde sensiz, Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil… Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç? Parça parça edilmiş,yıkık ve virane,bir o kadarda vefasız… Önceleri üzüldüm,yıkıldım ama asla ağlamadım… Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm… Unuttum dedim,unutacağım dedim,unutamıyorum dedim,UNUTMAM dedim… Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden, Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde, Hiçbir şey kalmadı,senden başka kalbimde, Hatıraların,gözlerin ve sözlerin… Şiirlerini getirdiler bana, Beni öldüren şiirlerini… Vefasız dediğini duydum,yıkıldım, Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma, Şiirlerin öldürdü,hasretin yaktı yüreğimi, Kırıldım,üzüldüm,yıkıldım ve en sonunda ağladım… 3 kişi ağladık sana; ben,kalbim ve gözlerim… Sana yandım,seni sevdim,seni hatırladım her yerde… Belki bir gün sesini duyarım umuduyla telefon bekledim günlerce, Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca ağladım,ağladım, Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım… Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye, Olurda içinde görürler beni diye… Benim kalbimi de istediler,ama vermedim kimseye, Olurda içinde seni görürler diye… Gökyüzü yıldızlar ile doluydu,ben hep seni düşünürken, Hüzün yıldızları koydum adlarını,seni hatırlatıyorlar diye, Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın, Hep göz kırpardın uzaktan,sessizce, Bense hep seni bekledim kırık kalbim,yaşlı gözlerimle… Bazen hayallere dalıyorum,seni düşünüp ağlıyorum, Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde… Düşmüyor adın hiç dilimden, Öleceğim gülüm bir gün ben,senin sevginden,senin derdinden… Bir gün göreceğim yine belki seni, Seni,beni unutmuş,benim olmayan seni… İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım, Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım… Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye, Ve her yerde,her zaman tekrarlıyorum yeminimi; Seni unutmam için öldürseler bile, Karşılık olarak dünyayı verseler bile, Darağacı kurup idam etseler bile, Senden başkasını asla sevmeyeceğim

alıntı