O Ses Türkiye – Resul ( Çocukluğum ) http://www.youtube.com/misalrap

http://www.youtube.com/misalrap

O Ses Türkiye Resul Şarkısı ve Performansı 25 Kasım Cuma 
Tv8 ekranlarının en sevilen ses yarışması olan O Ses Türkiye Bu akşam yeni bölümü ile ekranlarda oldu. O Ses Türkiye yarışmacısı Resul ve şarkısı haberimizin devamında sizlerle. Ekran başında ki seyirci Rapçi hakkında detayları merak etti. Resul isimli yarışmacı rap müzik yapıyor programa Acun tarafından özel olarak davet edildi. 25 Kasım Cuma 26. yeni bölümde Acun Ilıcalı’nın kendisi için ” Sevgili Resul’ü O Ses Türkiye’ye ben davet ettim. Benim şimdiye kadar gördüğüm en iyi Türkçe sözü olan Rap’i yapıyor dedi. Kendisi cenaze hizmetlerinde çalışan başarılı rapçi oldukça iddialı ve hırslı bir giriş yaptı.

O Ses Türkiye Rapçi Resul Kimdir ? 
Yarışmaya Acun Ilıcalı tarafından özel olarak davet edilen Resul cenaze hizmetlerinde çalışıyor gassal olarak görev yapıyor. Şarkıları ve sözleri için iç muhasebe kayıtlarım bunlar diyor. Neden O Ses Türkiye diye sorulunca ise ”o ses türkiye benim çünkü istiyorum” cevabını veriyor. 15 yıldır Rap müzik ile ilgileniyor. Bu akşam yeni bölümde Resül yarışmaya damga vuruyor. Ekranların izlenme rekorları kıran ses yarışması O Ses Türkiye.

Resul Aydemir namı değer “misal aka hafız” 87 yılının yazında o dönem İstanbul Avrupa Yakasında ikamet eden çoğu ailenin çocuğu gibi Bakirköy Kadın Dogum Hastanesinde doğdu.Zor ve zahmetli bi çocukluk döneminden sonra kendisini ergenlikte rap dinlerken buldu.O yıllarda hafızlık yapıyordu  Sonunda hafızlık bitti.Askere gitti Afganistana Nato gücü olarak tabii bu arada hep aktif bi rap dinleyicisi oldu.Dinledi Dinledi Dinledi Yazdıda sayfalarca tonlarca sözü vardı artık bişeyler yapmalıydı ve yaptı “misal” doğdu içinde …Ve yazdı…

O Ses Türkiye Resul Şarkısı ve Sözleri 

Verse 1:
Hadiste buyurdular birleştiren olun olmayın bölen
Dilim ayrı bi cumhuriyet benim bedenimde özerk
İnsanlık yatak döşek senin yere batsin tören
Misal kulun yolunda Yarab aciz bi kölen

Bugün Cuma gecesi okuyalım Yasin Amme Tebareke
Maalesef ki ülkemde bilinen tek dua Sübhaneke
Şeytana diren biraz azda olsa muharebe
Ne farkımız kalmış Lut kavminden azcık mukayese

Yüzünde nur olsun istiyorsan iki rekat Teheccüd
Sen çalış didin bırak Rabbe biraz tevekkül
Allah için düşün biraz azda olsa tefekkür
Yolun sonu güzel inşaAllah sonunda tebessüm

Kalbimdeki yaralara şifalı bi kaplıcasın
Nasır tutmuş günahlarim tövbelerim yaktı canı
Herkesi taşırlar bigün dort kollu tabutla
Nefes alırken diyor ki Allah’i kanıtla

Nakarat:
Yalvardım yalvardım durmadı gönlüm
Susmadı Vicdanim Susmadı
Ben buldum derdime derman sensin Yarab

Alıntı

Mavi Patikli Olmak..

 

13151609_10156880701945052_4000539312673071728_n

‘Erkekler ağlamaz.’
‘Erkekler korkmaz.’
‘Erkekler karı gibi gülmez.’
Derken ortalık dul kadından geçilmiyor. Zira erkekler genç yaşta
Hakk’ın rahmetine kavuşuyorlar.
Siz hiç kapı komşusuna sabah kahvesine gidip karısını çekiştiren erkek gördünüz mü?

Fare görünce bağıran?
‘Bu ara sinirlerim zayıf’ deyip habire ağlayan?
Oysa onlar da kadınlarla aynı duygulara sahip olarak geliyorlar dünyaya.
Lakin daha ilk gün ayaklarına mavi patik giydirmek suretiyle ‘Ağır ol
bakalım! ’ diyoruz.

‘Ne alákası var mavi patikle? ’ demeyin. Mavi soğuk ve ciddi bir renktir.
Kime isterseniz sorun. Ve katiyen tesadüf değildir o patiklerin rengi.
Düşünülmüş, taşınılmış, seçilmiştir.
Ayağa giydirildiği anda kulağa şunlar fısıldanmış demektir: Sen
erkeksin.
Erkek olmanın gerekleri vardır. Ömrünün sonuna kadar bunları yerine getirmekle yükümlüsün.

Ömrünün süresi ise çatlama kat sayına bağlı. İçine ata ata ne kadar
yaşayabilirsen artık.
Bize sorarsan pek uzun süreceği kanaatinde değiliz.
Dikkat edeceğin husus, en dramatik hallerde bile mavi patikli olduğunu unutmamandır.

Misal,
Aşık oldun.
Sakın belli etme. Bırak karşındaki yansın tutuşsun. Sen ağır ol. Molla
desinler yeter ki aşık demesinler.

Misal,
Sevgilinden ayrıldın.
Sakın ağlayıp sızlama. Yine bırak karşındaki yıkılıp sürünsün.
Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır.
Zaten senin gözyaşı bezlerin mavi patik operasyonuyla alınmış
bulunuyor.

Misal,
Eve hırsız girdi.
Tıkırtı duydunuz ya da hırsızla burun buruna
geldiniz.
Kim boğuşacak adamla? Bak bakalım karının ayaklarına! Ne renk
patikleri?

Pembe.
Ya hırsızınkiyle seninki? Mavi.

Kural,
Mavililer boğuşacak.
Pembeliler bağıracak.
Herkes görevini bilsin. Ta doğumhane de yapıldı bu iş bölümü.

Misal,
Eşinle kavga ettin.
Ne yapacaksın? Hiç. İşine gidip hiçbir şey olmamış gibi çalışacaksın.
‘Ay İsmail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf etti’
diyemezsin.

Karın o esnada telefonun başında, bir sigara ve bir kahve eşliğinde
arkadaşlarına seni çekiştiriyor olabilir.
Olsun. Onun mazereti var, patikleri pembe.

Misal,
Evde aniden bir böcek peydahlandı.
Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karının gitmesi hiçbir işe
yaramaz.
Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mı?
Ve sorarım sana, hangi böcek pembeden korkar?
Ama mavi… Birrrrr.

Misal,
Savaşa gidilecek.
Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç ‘Vatan sağolsun’ diye
bağıran
Ayşecik gördün mü?
Benim bildiğim Ayşecik kameranın karşısında ‘Size baba diyebilir miyim
amca? ’ diyordu.

Ve hatırladığım kadarıyla omuzunda tüfek falan da yoktu.
Diyeceğim, Mavi patikli olmak zor zanaat.

Özellikle de seviyorken

Alıntı

Yar’e Gidesim Var..

Yar'e uçmak
Resim: Sinan Yanardağ

Bugün,olduğun şehr(e)-i Yar’e gidesim var sevgili
Gezdiğin,havasını soluduğun
Sokağında dolaştığın

Tebessüm ettiğin caddeleri
Tek tek adımını dahi kaçırmadan gezip seni yaşayasım var

El sürdüğün agacın altında gölgende serinler gibi
Yüreğin misali oturup kalkmayasım var sevgili
Aynı güneşte beraber ısınasım var

Hani,
Her defasında derdik ya
Yıldızın bir yüzünde ben
Ötekisinde sen
Bu Gece aynı yıldızlara doya doya bakasım var sevgili

Bu şehr-i yar’mıdır güzel olan
Yoksa senmisin bu şehri güzel kılan sevgili diyesim var

Yüreğime hapsettim seni sevgili

Ötesi Yok . . .

Öyle işte

Murat Özçelik

Sen Beni Unut..

Kalbin intiharı kendinden hesap sormakla baslar… yaptıklarından pişmansan..

ASLA yalnız değilsin….

Ay battı yüreğimde, sana gelirken
Yıldızlar döküldü, gözlerimden

Geceler sağır ah yüküm ağır
Mahzenimde yıllandı binlerce kahır

Sen beni unut, sen beni unut
Benden sana yâr olmaz, sen beni unut

Söz: Ömer Faruk Güney
Müzik: Fikret Hasani

Eylül’dü..

eylül

 

Eylül ‘ dü .
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa .
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.

Eylül ‘dü .
Di ‘li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu .
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan ,
Ellerin kadar ıssız ,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz …🍁